H*A*T*İ*C*E 的个人资料**B*L*U*E** **İ*N*F*E*R...照片日志列表留言簿 工具 帮助


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

评论 (728)

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。

若要添加评论,请使用您的 Windows Live ID 登录(如果您使用过 Hotmail、Messenger 或 Xbox LIVE,您就拥有 Windows Live ID)。登录


还没有 Windows Live ID 吗?请注册

Bütün cihanı araştırdım,iyi huydan daha iyi bir liyakat göremedim


Dua ve ibadet,Allah ile olmaktır.Allah ile olan kimse için ölümde ömür de hoştur.


Sözü ve kalbi bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa,o yine dilsiz sayılır.


Adalet nedir?Her şeyi yerine koymak.zulüm nedir ?Bir şeyi yerine koymamak başka yere koymak.


Yüce mevkiler elde etsen bile,yine kaybetmek korkusundan can çekişirsin.


Kimde bir güzellik varsa bilsin ki o ödünçtür.


Gönlünü yıkayıp arıtmamışsan;ha bire abdest alıp durmaktan fayda bekleme.


Dikenden gül bitiren.kışı da bahar haline döndürür.Selviyi hür bir halde yücelten,kederi de sevinç haline sokabilir.


Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan,fena söyleyici,fena öğretici,fena düşünceli olma.


Nice insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok.Nice elbiseler gördüm,içinde insan yok.


Ben yaşadıkça Kuranın bendesiyim.Ben hz Muhammed’in(s.a.v)ayağının tozuyum.Biri benden başkasını naklederse ,ondan da bîzarım,o sözden de bîzarım,şikayetçiyim.


İçteki kiri su değil ancak gözyaşı temizler.


Altın ne oluyor,can ne oluyor,inci,mercan da nedir;bir sevgiye harcanmadıktan,bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.


Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor,gama binlerce defa aferin.


Dünya tuzaktır,yemi de istek.İstek tuzaklarından kaçının.


Tövbe bineği şaşılacak bir binektir.Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.


Dostların ziyaretine eli boş gelmek,değirmene buğdaysız gitmektir.


Bir kimseyi tanımak istiyorsan düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.


Bir mum diğer mumu tutturmuşsa ışığından bir şey kaybetmez.


Hayatta muvaffak olmak için üç şey lazımdır:dikkat,intizam,ve çalışma.


Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan,donmadan akmak ne hoş,
Dünle beraber gitti cancağazım;
Ne kadar düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.


Sevgide güneş gibi ol,
Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,
Hataları örtmede gece gibi ol,
Tevazuda toprak gibi ol,
Öfkede ölü gibi ol,
Her ne olursan ol.
Ya olduğun gibi ya göründüğün gibi ol.


EGER DİKEN DEGİLSEN BAHÇEYE GÜLLE BERABER GEL
EGER YABANCI DEGILSEN GEL ANLAŞALIM
EGER ZEHİR DEGILSEN YILAN GİBİ GÖRÜNME
MADEM Kİ DUVARDAKİ RESİM DEGİLSİN ŞU DÜNYA RESMINI YAPANA MERAK ET ONU ARAŞDIR


(Mevlana Celaleddin Rumi)[/align:8e7c78b573]
2 月 7 日
AKSOYFIRAT发表:
Ölümün sırlarını bilseydiniz, yaşamın sırlarını da bilirdiniz.
 Bu gün aklınız varken birşey bilmiyorsunuz, yarın aklınız yokken neyi bileceksiniz! ...
 

 

S.a.Sevgili Mail Dostlarım


De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm,şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da,
müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.”
(Cuma Suresi, 8)

 

Ölüm sizi her an yakalayabilir.

Kimbilir o an, belki de şu andır ya da size
çok yaklaşmıştır. Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Siz bu satırları okurken bir saat sonra hayatta kalacağınızdan emin olamazsınız. Bir saat sonra hayatta olsanız, bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yoktur. Saat değil bir dakika, hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin değildir. Bu kitabı sonuna kadar okuyup bitireceğinizin de hiçbir garantisi yoktur. Ölüm size, büyük bir ihtimalle, bir dakika öncesinde ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz bir anda gelecektir. Mutlaka öleceksiniz, tüm sevdikleriniz de ölecek, sizden önce ya da sonra mutlaka ölecekler. Bundan 100 sene sonra dünya üzerinde sizin tanıdığınız hiçbir canlı insan kalmayacak.
Her insanın, kendi hayatı hakkında bitmek tükenmek bilmeyen planları vardır. Liseyi bitirmek, üniversiteye girebilmek, mezun olmak, iş sahibi olmak, ev sahibi olmak, evlenip çoluk çocuk sahibi olmak, çocuğunu büyütmek, emekli olmak, huzurlu bir hayata kavuşmak gibi... Bunların dışında, herkesin, kendi içinde bulunduğu durum ve şartlara göre daha binlerce konuda çok kapsamlı plan ve tasarıları vardır.Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşeceği kesin değildir. Buna karşın ölüm, yüzde yüz gerçekleşecektir.
Yıllarca çalışıp çabalayıp üniversiteye giren bir öğrenci okuluna giderken ölebilir. Ya da yeni işe giren bir kişi işine giderken veya evlenenler düğünden dönerken ani bir trafik kazası sonucunda ölebilirler. Başarılı bir iş adamı ise, işlerini çabuk halledebilmek, gideceği yere daha çabuk ulaşıp vakit kazanmak ve daha çok şeyler yapabilmek için uçak yolculuğunu tercih eder. Fakat uçak kaza düşebilir ve hayatı hiç düşünmediği şekilde son bulabilir.Geriye kalan planlarını gerçekleştiremeden, bir daha asla tamamlanmayacak bir şekilde yarıda bırakarak, dönüşü olmayan bir yere giderler... Oysa o gittikleri yer için hazırladıkları hiçbir planları yoktur. Gerçekleştiremeyecekleri planları yıllarca en ince ayrıntısına kadar düşünmüşlerdir, ama gerçekleşeceği kesin olan ölüm hakkında hiçbir şey düşünmemişlerdir.
Peki akla ve bilince sahip bir insan hangisine öncelik vermelidir? Gerçekleşeceği kesin olan hakkında mı, yoksa olmayan hakkında mı plan kurmalıdır? İnsanların bir kısmı, kesin olmayana önem verirler. Hayatın hangi safhasında olursa olsun bütün planlarını, gelecekte daha iyi ve daha mükemmel bir hayata kavuşabilmek için yaparlar.
Eğer insan ölümsüz olsaydı, bu davranış gerçekten de mantıklı olacaktı. Fakat bütün planlar, ölüm denen mutlak sona mahkumdur. Bu nedenle, kesin olan ölümü bırakıp kesin olmayanları önemsemek, kesinlikle akıl dışıdır.
Ama insanlardan bazıları, akıllarını kaplamış garip bir gaflet hali nedeniyle bir türlü bu açık gerçeği fark edemezler. Uzun y?llar yaşayacaklar?n? hatta hiç ölmeyeceklerini varsayarak sadece dünyada belirledikleri hedeflere ulaşmak için çabalarlar. Ölümle birlikte başlayacak olan gerçek hayatlar?n? düşünmezler. Ona yönelik bir haz?rl?k yapmazlar. Hesap günü bu gerçekle yüz yüze kald?klar?nda ise telafisi olmayan bu büyük hatadan dolay? çok derin bir pişmanlık duyarlar.
Bu kitap, insana bu çok önemli gerçekleri düşündürmek ve hızla yaklaşan büyük olayı haber vermek için yazılmıştır... Bu büyük olay, kesindir.Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde çözüm değildir.
GAFLETİN KALIN PERDESİ
İnsan bencil yaratılmıştır ve kendi çıkarlarını ilgilendiren şeyler hakkında son derece hassastır. Ancak her konuda kendi çıkar ve menfaatlerini en ince ayrıntısına kadar düşünen ve hesaplayan insanın doğrudan doğruya kendisini ilgilendiren ölüm konusunda kayıtsız ve umursuz olması son derece hayret vericidir. "Kesin bilgiyle iman etmeyenler"e özgü olan bu ruh halini Allah, Kuran’da tek bir kelimeyle tanımlamıştır: "Gaflet".
Gafletin anlamı, şuurundaki bulanıklık ve kapalılıktan ötürü, bir insanın gerçekleri tam olarak algılayamayıp, sağlıklı değerlendirmeler yapamaması ve buna bağlı olarak, gereken sağlıklı tepkileri verememesidir. Bir ayette Allah şöyle buyurur:
İnsanların sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar. (Enbiya Suresi, 1)
Ölümcül, çaresiz bir hastalığa yakalanan birisinin öleceğine kesin gözüyle bakılır. Fakat ona bu gözle bakanların da er ya da geç ölecekleri kesindir. Gaflet yüzünden, işin bu yönü bu tarz kişilerin aklına gelmez. Oysa belki de ölüm, kendisini bu "ölümcül hasta"dan çok daha önce, hiç ummadığı bir anda yakalayacaktır.
Yakınları, ölüm döşeğindeki hastalarının durumuna üzülürler. Ama bir gün kesinlikle ölecek olan kendilerine de üzülmek akıllarına gelmez. Oysa, bir olayın eninde sonunda gerçekleşeceği kesinse, bunun yakın ya da uzak olması verilen tepkiyi değiştirmemelidir.
Eğer ölmek üzere olanlar için üzülmek gerekiyorsa, yalnızca ölüm anında değil herkes birbiri ve kendisi için şimdiden üzülmeye başlamalıdır. Ya da içinde bulunduğu gafleti yırtmalı, ölümün gerçek anlamını kavramalıdır.
Bunun için de, öncelikle gafleti doğuran sebepleri tanımak yararlı olabilir.

 

Ey iman edenler, Allah’tan korkun. Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Allah’tan korkun. Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. Kendileri Allah’ı unutmuş, böylece O da onlara kendi nefislerini unutturmuş olanlar gibi olmayın. İşte onlar, fasık olanların ta kendileridir. (Haşr Suresi, 18-19)

Selametle..

FIRAT AKSOY

2 月 6 日
.发表:
 

Üzerime devirip dağ gibi hüzünleri
Böyle çekip gitmek var mıydı ?
Var mıydı böyle bitirmek ?
Hani söz vermiştik birbirimize ?
Kaç zaman geçti aradan
Sen yoksun !

Sana sığındığım geceler
Alevleri gökyüzünde
Bir kumsal ateşiydi günahları yaktığımız .
Ve kan rengi şarapla yıkanmış
Bir hasret şimdi göğsümüze taktığımız .
Bilirim dönmeyeceksin artık !
Uzun zaman oldu
Belki çoktan unuttun .
Adın kaldı soğuk duvarlarında odamın
Sigara paketlerinde şiirlerin
Resimlerin bana gülen ,
Cüzdanımda saç telin .
Bir veda o geceden aklımda kalan
Kekremsi bir tat
Bir med cezir yüreğimde
Ben vurgun yemiş bir yaralı
Gemiler bana taşır bütün aşk yorgunlarını
Sen yoksun ...

Hayatımın ilkbaharında tanısaydım seni
Yasak umutlara ve acılara inat
Buruk bir şarap tadında olsaydı sevdamız
Yıllandıkça güzelleşen
Ve sen şiirler okusaydın geceleri
Saçlarımı okşarken .
Ellerimi tutsaydın ansızın
Yüreğim eriseydi gözlerinde
Yansaydım ateşinden .
Sen ağlasaydın mutluluktan
Ben ölseydim
Yalnızca beni sevdiğini bilseydim .
Seviyorum deseydin
Bi kere söyleseydin
Yanmazdım

Yanmazdım böyle çekip gitmeseydin ...
Bir veda o geceden aklımda kalan
Bir günah, belki yasak
Yanımda olsan şimdi, hiç konuşmasak
Ağlasak bin kere pişman olsak
Sonra yine bozsak yeminleri
Sarılsak sımsıkı
Öylece kalsak ...
Gittin ...

Kimbilir kaç deli sevda sığdırdın yüreğine
Işığa üşüşen pervaneler gibi sardılar seni
Körkütük aşkların ortasına düştün
Yalanların pençesine .
Belki birgün, bir gece
Dar bir vakitte belki
Hiç beklemezken seni gelirsin diye
Ben hâlâ burdayım
Sen yoksun !
Lanet olsun ...

2 月 5 日
1 月 28 日
_MU_SAHABE发表:


Efendim ,

Kitapsızlıktan değil, 'peygambersizlikten' kırıldık. Yokluğumuz peygamber yokluğu. Seni hatırlatan, seni andıran insanların hasretim çekiyoruz. Çocuklarımız peygamberi sorunca 'evladım onun ahlakı tıpkı falancanın ahlakı gibiydi' diyeceğimiz insanlar yok denecek kadar az.
İnsanlık destanıyla yaşıt olan vahiy sürecinde birçok kitapsız peygamber gelmişti de, bir tek 'peygambersiz kitap' gelmemişti. Sayemizde yaşlı dünya ona da şahid oldu efendim. Peygambersiz Kitab'a, Muhammed aleyhisselamsız Kur'an'a da şahid oldu. Şimdi Kur'an mahzun efendim , Kur'an öksüz. Seninle Kur'an'ın arasını ayırdık, etle tırnağın, toprakla tohumun, anayla evladın arasını ayırır gibi.
Gel de bir bak Efendim, bu mazlum ümmetin hali pür melaline. Bıraktığın din tanınmaz hale geldi. Bıraktığın sitenin harabelerinde baykuşlar tünedi.

Gün geçmez ki ümmetin coğrafyasından feryat yükselmesin, oluk oluk kan akmasın.

Bir olarak bıraktığın ümmetin kaç parçaya ayrıldığının sayısını onu parçalayanlar dahi unuttu.
Bıraktığın kutlu mirası hovarda mirasyediler gibi parçalayarak paylaştık Efendim . Nebevi mirasın irfani ve ahlaki boyutuna bir hizip, ilmi ve fikrî Boyutuna bir başka hizip, siyasî ve hareketi boyutuna ise daha başka bir hizip sahip çıktı. Yüzyıllardır tüm bu hizipler ellerindeki parçanın 'bütünün kendisi' olduğunu iddia etmekle ömür tükettiler. 'Her hizip ellerindeki parçayla övünüp durdu.' Hepimiz hakikatin merkezine kendimizi oturtup 'hak benim' dedik.
Oysa ki Efendim, bazen parçalanan hakikat hakikat olmaktan çıkar. Ait olduğu bütün içerisinde anlamlı olan bir parça o bütünden ayrılınca anlamsızlaşabilir. Bunu farkedemedik Efendim .

Efendim ,

İsrailoğulları, peygamberlerini katlediyorlardı. Biz de senin güzel hatıratını, emanetini, adını ve sünnetini katlettik. Seni katlettik Efendim .
Kimilerimiz için sen hiç ölmedin, o ender bahtiyarlar seni hep içlerinde, işlerinde, hayatlarında, düşüncelerinde, duygularında, eylemlerinde, evlerinde yaşattılar.
Kimilerimiz içinde sen hiç doğmadın. Onlar hep senden mahrum yaşadılar. Şol mahiler ki derya içreydiler, deryayı bilmediler.
Varlığının kaç bahara bedel olduğunu bilmeyenler yokluğunun ıstırabını nasıl duysunlar Efendim ?
Seni çok seviyoruz, seni çok özlüyoruz.

Bize kırgın mısın Efendim

 

Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız. 

1 月 28 日

kalbime gömerim ozaman... 

 



Uykuların kaçar
geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir
noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden
anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına
çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes
çekmişcesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın




Birgün anlarsın aslında
herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelirde
sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür
gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz
kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın



Birgün anlarsın ne işe yaradığını
ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu igrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun
uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına
yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın




Birgün anlarsın sevilen
dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi
mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama
çaresiz, ama yorgun, ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna
dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün
anlarsın

 


Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli
gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç
geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O
zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

SENI SEVDIĞIMI BIRGÜN
ANLARSIN

1 月 20 日
AKSOYFIRAT发表:
img528/4504/2dtszlcad1.jpg
img158/8126/42klcwicr2.jpg
img161/2075/2q0r3gohi7.jpg
img528/4829/brakbeniyalnizliimanb98im9.jpg
1 月 19 日
! S M @ ! L发表:

           

1 月 18 日